madde etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
madde etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Aralık 2009 Pazartesi

Hava saf maddemidir? Yoksa Karışım mıdır?

Hava saf maddemidir? Yoksa Karışım mıdır?

Hava saf madde değildir. Bir maddenin saf madde olması için tek bir elementten oluşması gerekir. Fakat havada oksijen,karbondioksit,çeşitli kirletici gazlar(kükürt ve karbon bileşikleri) , nem gibi birçok farklı madde bulunur. Bu yüzden hava saf değildir. Karışımdır.

MADDELERİN KATI, SIVI, GAZ OLARAK SINIFLANDIRILMASI
Kütlesi ve hacmi olan, boşlukta yer kaplayan her şeye “madde” denir.Çevremizde gördüğümüz maddeleri katı, sıvı ve gaz olarak sınıflandırabiliriz.
KATILARIN ÖZELLİKLERİ :

• Katı hali, maddenin en düzenli halidir.

• Katıları oluşturan tanecikler arasındaki boşluklar yok denecek kadar azdır.
• Katı tanecikleri arasındaki çekim kuvveti çok fazladır.
• Katıların belirli bir şekli ve belirli bir hacmi vardır.
• Katılar sıkıştırılamaz.
SIVILARIN ÖZELLİKLERİ :
• Sıvılar, katılara göre daha düzensizdir.

• Sıvıları oluşturan tanecikler arasındaki boşluklar, katılara göre daha fazladır.
• Sıvı tanecikleri arasındaki çekim kuvveti, katılardakine göre daha azdır.
• Sıvıların belirli bir şekli yoktur. Bulundukları kabın şeklini alırlar.
• Sıvıların belirli bir hacmi vardır.
• Sıvılar, akışkandır.
• Sıvılar çok az sıkıştırılabilir.
GAZLARIN ÖZELLİKLERİ :
• Gaz hali, maddenin en düzensiz halidir.

• Gazları oluşturan tanecikler arasındaki boşluklar çok fazladır.
• Gazları oluşturan tanecikler arasındaki çekim kuvveti çok azdır.
• Gazların belirli bir şekli yoktur. Bulundukları kabın şeklini alırlar.
• Gazların belirli bir hacmi yoktur. Bulundukları kabın hacmini alırlar.
• Gazlar, uçucudur.
• Gazlar rahatlıkla sıkıştırılabilir.

6 Ocak 2009 Salı

Garip

Uzaydaki kayıp madde bulundu

Şimdiye kadar uzayda varlığı biliniyordu, ancak nerede olduğu belli değildi.
Astronomlar, şimdiye kadar uzayda varlığı bilinen, ancak nerede olduğu bilinmeyen kayıp maddenin yerini belirledi.The Astrophysical Journal dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, kayıp maddenin yeri, dünya etrafındaki yörüngesinde dönen Hubble uzay teleskopu ve Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesinin (NASA) "Far Ultraviolet Spectroscopic Explorer" (FUSE) uydusu tarafından bulundu. Bilim adamları, bilinen maddenin dışında, uzayda bir yerde, görülebilen galaksiler ve yıldızları meydana getiren daha fazla madde olduğuna inanıyor, ancak yerini bilmiyorlardı. Evrenin bir yerinde sadece görünmeyen baryonik madde, yani atomları meydana getiren nötron ve protonlar değil, aynı zamanda büyük mikdarda görülebilen "kara" madde de bulunuyor. Astronomlar, şimdi bu yeri bilinmeyen baryonik kayıp madde kütlesinin yaklaşık yarısının yerinin, Hubble ve FUSE tarafından belirlendiğini bildirdiler.Yeri belirlenen kayıp maddenin, galaksiler arasındaki boş uzaya, aşırı ısınmış oksijen ve hidrojen olarak yayıldığı sanılıyor. Colorado Üniversitesinden Mike Shull, "Şimdi evrenin omurgasını meydana getiren, ağ benzeri bir yapının hatlarını gördüğümüzü düşünüyoruz" dedi.Belirlenen maddenin "bir örümcek ağına" benzediğini belirten Shull, "Bizim gördüğümüz şey örümceğin çekim gücünün yarattığı şey. Çok ince. Bir kısmı çok sıcak, neredeyse bir milyon derece sıcaklığında bir gaz" dedi.Burada devreye kara maddenin girdiğini ve gazı ısıttığını kaydeden Shull, "Kara maddenin çekim gücü var. Bu gazı içeri çekiyor ve bu da bizim sonik bomba dediğimiz şeye, şok dalgalarına yol açıyor. Bu şok, gazı bir milyon dereceye kadar ısıtıyor. Bu da maddenin görünmesini daha da zorlaştırıyor" diye konuştu. Shull ve arkadaşları, bu hidrojen ve oksijen ağlarının görülebilir ışık içinde görülemeyecek kadar çok sıcak, X-ray'lerde görünmek için ise çok soğuk olduğunu kaydettiler. Oksijen atomlarının küçülmüş, iyonlaşmış biçimlerde olduğunu belirten Shull, 8 elektrondan beşinin kaybolduğunu ve bunun mor ötesi bir ışık tayfı yaydığını, Hubble ve FUSE'un üzerindeki cihazların bu tayfı yakalayabildiklerini söyledi.Galaksilerin maddenin bu ince lifleri üzerinde vücut bulduğunu belirten Shull, "Dolayısıyla geniş bir ölçekte galaksilerin dağılımına baktığımızda bunların tek biçimli olmadığını görüyoruz. Galaksiler, yapraklar ve lifler boyunca dağılmışlar" dedi. Araştırmacılar, bu yapılar içindeki bazı cüce galaksilerin veya başka bir deyişle madde demetlerinin galaksiler oluşturabileceklerini belirtiyor.